iki gundur ruyalarimda annemi goruyorum. internetten (rahmetli) anneme mesaj yazmak garip gelebilir. Ama anilmak istiyor, belki de merak ediyor. Bir de insan bazen sevdigini dunyalara bildirmek ister ya, belki de oyle. Merak etmeyesin, keyfim ve rahatim yerinde. Sen her zaman benimlesin. Seni hep gulumsemenle hatirliyorum. Seni seviyorum.
16 Mart, annemin ölüm yıl dönümü. Ölüm kelimesi anlamsız aslında. İnsanlar unutulduklarında ölürler bence. Geçen yıl bir fotoğraf albümü hazırlamış ve facebook hesabı açarak öğrencilerine ulaşmaya çalışmıştım. Albümün teması “Seni hep gülümsemenle hatırlıyoruz.” idi. Bu sene de blog’u hayata geçiriyoruz. Umarım annme hakkında çeşitli anılarımızı hatırlayıp gülümseyeceğimiz bir ortam olacak. http://aysenkaraarslan.wordpress.com
Ölüm, tatsız bir kelime, duymak istemeyiz. Ama istemesek de, ya sevdiklerimizi ya da bizi buluyor. Ah o ayrılık yok mu, en kötüsü işte o. Biraz bencilce bakıp, neden sevdiğimiz yanımızda değil – neden yanımızda olamayacak diye kahroluyoruz. Aslında onlar her zaman bizim yanımızdalar. Annemin ölüm yıldönümüne az kaldı, ufak bi anma hazırlığım var – bu … Continue reading
Evet anneler günü bu pazar. “Aslında yok böyle bir şey, her gün anneler günü” deseniz de annenizin yanında olmanız gereken, ona sarılmak, ona sevginizi götürmeniz yeterli olacak bir gün başka günlerden farkı yok, ancak farkı siz yaratacaksınız. Çok uzaktaysanız da telefonda söyleyecek güzel sözler hazırlanabilir – seni seviyorum, seni özledim, öyle çok özledim ki … … Continue reading
Serbest çağrışım yaptım dün. İnsanların nasıl kumdan kaleler içerisine saklandıklarını düşündüm. Kendi krallıkları, kolaylıkla yıkılabilecek sözde sığınakları içinde ne kadar güçlü olduklarını …. Sonra Noir Desir’in “le vent nous portera” şarkısı aklıma geldi. Şarkı çok güzel, hep severek ve duygulanarak dinlemişimdir. Hep o klibi aklıma gelir. Aslında annem vefat ettikten sonra mı, yoksa önce mi … Continue reading