Yillar once izledigim ve tekrar izlemek istedigim bir filmi sizinle paylasmak istiyorum. Hayata dair, onu nasil yasamamiz gerektigine dair bir film. Prof. Morrie ve ogrencisinin paylasimlari. ”Nasıl ölüneceğini biliyorsan, nasıl yaşanacağını da biliyorsun demektir.” Lack Lemmon basrolde. 4 Emmy ödüllü bir film. Filmde soz edilen hikaye gercek, Morrie ile roportajdan bir kisim icin: Kitabinin daha … Continue reading
CD calarda Karadeniz ezgileri, Ligurya bolgesinde bir sahil sehrinden digerine gidiyoruz. Bize her yer Anadolu, nasipse yakinda kavusacagiz ve ozlemimiz baki. Bu bir Cenova ve Ligurya bolgesi yazisi degil, giden degerlerimize bir agit. Ligurya bolgesi, italya`nin kuzey batisinda. Iklim Akdeniz, agaclar o iklimin agaclari. Zeytin ve uzum baglari. Ama daglar cetin, deniz kenarina dik yukseliyor. … Continue reading
“Aman hoca kurtar, bizi fillerden” diyenlere inanıp Timur’un karşısında tek başına kalan Nasrettin Hoca misali, toplum için uğraşılarında hep yanlız başlarına kalanlara gelsin bu şarkı. Metin Ersoy söylüyor … Siz yine de Nasrettin Hoca misali kızmayın, ama hikayedeki gibi şeyler olabilir. Ne demiş Samuell Beckett Hep denedin Hep yenildin Olsun Gene dene Gene yenil Daha … Continue reading
Kahvaltıya çok önem veririm, “Kahvaltının mutlulukla bir alakası olmalı” dizesini sürekli tekrarlayan birisiyimdir. Yüzüm gülümsüyor, mutlu oluyorum gerçekten. Gülmeyin Bandırmalık sahanda yumurta, domates ve demli çay vazgeçilmezlerim. Hele domatesin üzerine güzel bir zeytin yağı dökülür (belki biraz kekik?) ve biraz bekletilirse aman da aman. Tabii ki güzel bir peynir, bal, mevsiminde salatalık, acur, biber. Bazen … Continue reading
Zordur her ayrılık, eğer kaçmıyorsan zordur. Kaçıyorsan bile zordur, kim bilir. Sevdiğin arkadaşlarını, akrabalarını, tanıdıkları, alıştığın o sokakları, o denizi, o havayı, o suyu, alıştığın her şeyi bırakmak zordur. Gitmeden önce sevdiklerinin hepsiyle görüşmek istersin yetişemezsin. Uzun zamandır görmediğin ama senin için önemli ne kadar çok kişi olduğuna şaşarsın. Bazılarına sadece telefonla bir elveda demeye … Continue reading
Yavuz Hocamla muhabbetimizde bir ara söz, gerçek ve hakikat kavramına geldi. gerçek- réalité (fr.)= reality (ing.) hakikat- vérité (fr.)= truth (ing.) [1]
Son zamanlarda “Vefa” konusunda bir şeyler yazmayı düşünüyordum ama tabir yerindeyse “yazılmışı var”. Hasan Pulur bir yazısında diyor ki: “VEFA nedir? Vefa, insanı insan yapan duygulardan biri midir, yoksa, İstanbul’da bozasıyla meşhur bir semt midir? Keşke “vefa”nın İstanbul’da bozasıyla meşhur bir semt olduğunu, başka bir anlamı olmadığını bilseydik, hayat o zaman ne kadar kolay yaşanır … Continue reading
Kabul edelim, hepimiz (itiraz edenleriniz olacak – sizin için “bir çoğumuz”) kampanya, indirim oyunlarına geliyoruz. Normalde almayacağımız bir şeyi, indirimde veya kampanya diye alabiliyoruz. (Gerçekten o aldığınız şeylere ihtiyacımız var mı?) Neden indirim? Bu mal,ederinden fazlaya satılıyordu da mı fiyatı düzeltiliyor? Yoksa modeli eski, son kullanma tarihi yakın, defolu veya sırf müşteri çekmek için zararına satış … Continue reading
Taiyō Matsumoto’nun mangasından uyarlanan Hazine Şehri (Tekkonkinkreet) animasyonunu tekrar izlerken, İYİLİK ve KÖTÜLÜK kavramlarını tekrar düşündüm. Her ne kadar; “neye göre”, “kime göre” şeklinde sorular anlam taşısa da evrensel bazı değerler de var. Bol bol alıntılarla dolu bir yazı olacak ama kişisel yorumlarımı da katmaya çalışacağım.
Facebook (ve diğer sosyal paylaşım siteleri – twitter vb) ortamında sosyal sorunlara duyarlı olmanın/olduğunu göstermenin bence farklı açıları var. Ben bunları iyi, kötü ve çirkin başlıkları altında topladım. Bence … İyi Tepkinizi dile getirmek (Bu tepkinizi kimler duyuyor?) Duymayanların gündem ve gelişmelerden haberdar olmasını sağlamak Farklı bakış açılarını içeren kaynakların paylaşılması Benzer düşüncelere sahip olanların … Continue reading