Yillar once izledigim ve tekrar izlemek istedigim bir filmi sizinle paylasmak istiyorum. Hayata dair, onu nasil yasamamiz gerektigine dair bir film. Prof. Morrie ve ogrencisinin paylasimlari. ”Nasıl ölüneceğini biliyorsan, nasıl yaşanacağını da biliyorsun demektir.” Lack Lemmon basrolde. 4 Emmy ödüllü bir film. Filmde soz edilen hikaye gercek, Morrie ile roportajdan bir kisim icin: Kitabinin daha … Continue reading
Bu film, sadece Einstein ve Eddington’un hayatını anlatmıyor, akademik hayata dair de oldukça ilginç göndermeler var. Özellikle bilim ve akademik hayat üzerine düşünen herkesin bu filmi izlemesini öneririm. Film kesinlikle sıkmıyor ve oyuncular da oldukça başarılı. Einstein ve Eddington’un, hakikate ulaşmak için uğraşıları. Newton’un yasaları yerine galaksimizi ve fizik yasalarını daha iyi tanımlamak için çalışmaları. … Continue reading
Listeyi vermeden önce, aramızdan birkaç deli çıksa da Linux – Özgür yazılım konusunda Türkçe kısa film – belgesel yapsa. Ya da varsa, buralardan tanıtsak onları. (Bazı söylentiler var ama ne kadar doğru bilemiyorum.) Önerilen filmleri izliyorum da; BBC belgeselini (2006) saymazsak, 2001 senesine ait filmler. Daha güncelleri var mı, bir daha gözden geçirmek lazım. Revolution … Continue reading
2001 senesine ait bir film ve açıkçası daha geçenlerde izleme imkanım oldu. Bu filmi, bence bütün bilişimciler izlemeli. GNU, özgür yazılım ve Linux’un ne şartlarda / nasıl geliştiği ve felsefesi daha iyi anlaşılmalı. Stallman, Linus Torvalds ve diğerlerinden bu süreç dinlenmeli. Web sitesi: http://www.revolution-os.com/ Fragmanı: 85 dakika süren filmi: Film önerisi için Lipsum’a teşekkürler.
Kaybedenler kulübü fimi argo ve cinsellik temasyla medyada yer buldu. Oysa bu filmi tanımlamak için bunlar hiç de yeterli değil. Öncelikle biz arkadaşlarla filmi izlerken çok eğlendik. Hayata dair oldukça güzel hikayeler, göndermeler de vardı. Açıkçası yazsam “spoiler” olacak, ama biraz okuyan/düşünen birisi iseniz, film hoşunuza gider diye düşünüyorum. Ya da samimi bulduğunuzdan da beğenebilirsiniz. … Continue reading
Öğrencilerime izlettirdiğim bir film “Son ders”. Aşağıdaki video, bu filmin giriş sahnelerinden birisi. “Ben ders vermem, gerektiğinde dersi hayatın kendisi verir.” sözüne dikkat.
PATCH ADAMS filminin giriş satırları… Yaşam eve dönmekten ibarettir. Satıcılar , Sekreterler , Madenciler , Para Yetiştiricileri , Sihirbazlar. Yani hepimiz için… İç huzuru olmayan herkes eve dönmenin bir yolunu arar. O zamanlar ne hissettiğimi tarif etmek zor. Kendiniz bir fırtınada yürümeye çalışırken hayal edin. Aynı daire içerisinde döndüğünüzü bilemezsiniz. Ağırlaşan bacaklarınız sürüklenir. Haykırışlarınız rüzgarla … Continue reading
Irkçılıkla savaş, takım olma, arkadaşlık gibi birçok konunun ele alındığı muhteşem bir film. Seyrederken çoşturan ve insanı gaza getiren bir film ayrıca … (Film müzikleri de oldukça başarılı) Takım olmak, farklılıklara rağmen insanları anlamak ve onların ruhlarına ulaşmak. Bütün dünyanın da buna ihtiyacı var zaten.
“unstrung heroes” ilginç bir filmdi Özellikle de annesinin kanserden yavaş yavaş eridiğini izleyen çocuğu; sıradışı akrabalarının çocuğun bu dönemini daha iyi geçirmesini sağlamasını anlatması …. Ama asıl konu bence “anılara, o an’lara saygıydı” İnsan garip bir şekilde, sevdiği kişi öldükten sonra anılardan kaçıyor, o fotoğraflardan, o an’ları hatırlamaktan kaçıyor. Bir türlü eli gitmiyor o resimlere. … Continue reading
Allegro, Danimarkalı yönetmenden ilginç bir film. Acaba bizim bölgelerimizde ne unutulmuşluklar var? Neleri unutmaya çalışıyoruz? Hatalarımızı kabul etmeyi öğrenebilecek miyiz? İlginç, biraz da fantastik bir film… (yönetmene göre bilimkurgu denemesiymiş) Güvenebilsek … … Şu hayatı bi geriye alabilisek Ya da hayatın aslında hatalarımız ve hatalarımızdan aldığımız dersler olduğunu anımsayabilsek …