//
Şu anda okuduğunuz...
benim şehirlerim, Güzel Sözler

Hayat Ankara’da beklenir, İstanbul’da kovalanır, İzmir’de ise yaşanır.

Emin Arı’nın internette oltamıza takılan bir güzel yazısı …

http://www.eminari.com/denemeler/ankistizm.htm

Neredeyse 35 yıl yaşamış olmama rağmen Ankara’yı bir türlü sevemedim. Nefret ettiğim söylenemez ama sevemedim işte. Cetvelle çizilmiş gibi duran yolları, işlevsel ama estetikten uzak binaları ve o memur havasıyla bana hep sevimsiz gelmiştir. Ankara için en güzelini sanırım bir Ankara sürgünü olan Cemal Süreya söylemiştir:

Ankara, Ankara
En iyi kalpli
Üvey ana

Bu şehri bu kadar yalın anlatan başka bir şey olamaz sanırım. Sorumluluklarını bilen, asla kötü davranmayan ama sonuçta bir üvey ana olan Ankara.
Bu şehirde insanlar bekler. Emekliliği, askerin bitmesini, rüşvetin gelmesini, gönderdiğiniz evrakın cevaplanmasını, suskun devletin konuşmasını beklerler.
Taşı çatlatacak bir sabırla bir şeyleri beklerler, kim bilir bekledikleri hayattır.
Belki denizi görselerdi beklemezlerdi. Denizi su sanırlar. Suyu görmek için göllerin kıyısına gidersiniz ama su ufka uzanmaz. Bir suyu deniz yapan ufuk yoktur Ankara’nın göllerinde. Oysa ne önemlidir suyun hiç bitmemesi ve uysal bir sevgili gibi gökyüzüyle birleşmesi. O vaatkar ufuk çizgisi, o nasıl güzeldir.
İnsanlar Ankara’da beklerler, kim bilir bekledikleri hayattır.

İstanbul’da ise durum daha vahimdir.
Hayat sanki bir adım ötede duruyor gibidir.
Doğruya doğru, dünyanın en güzel şehridir İstanbul, ama hayat eli çabuk davranır. Daha siz elinizi uzatmadan işveli bir kadın gibi kaçar gider. Bu yüzden hırsla kovalarlar hayatı İstanbullular. Beklediği şeyin belki de hiç gelmeyeceğini söyleyen şeytani fısıltıya rağmen, Ankaralının dingin tevekküllü bekleyişinde bir huzur vardır. Ama İstanbullunun hırslı kovalamacasında ne huzur vardır ne de tatmin.
Dünyanın en güzel şehri hemen kol mesafesindeyken kendilerini yiyip yutan bir kovalamacanın içinde kaybolur giderler. Hayat kaçar, onlar kovalar.

Ama İzmir… İzmir’de hayat beklenmez, kovalanmaz da. O zaten sizinle beraberdir.
Ufkun ötesini muştulayan bir deniz vardır. Mutlulukla dolu, sakin bir sevişmenin tadındadır körfez. Körfez vapurlarının sakin gidişinde hırslarınız yok olur, kovalamayı bırakırsınız, hatta martılara gevrek atacak kadar iyilikle dolarsınız.
Ne varsa bu şehirde, bayatlamış vapur çayı bile nektar olur. Hafta sonları denize doğru bir göç başlar.
“Ey hayat, biz Çeşme’ye gidiyoruz sen de arkadan gel” der İzmirliler muzipçe. Ve ne gariptir ki hayat, uslu bir çocuk gibi onların peşinden gider.

Ne garip, uçak biletinin üzerinde adımın hemen yanında yazan IZM harflerine sevgiyle bakıyorum. Sabırsızım, sevgilisine kavuşacak aşıklar kadar.

Mehmet Emin ARI

http://www.eminari.com
http://www.eminari.com/denemeler/ankistizm.htm

Reklamlar

About enisden

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümünde öğretim üyesiyim. "Bilgiyi paylaştıkça artar." ilkesine inanıyorum. Bu blogda; akademik dünya, araştırma yöntemleri, eğitim ve bilgisayar mühendisliği çoğunlukta olmak üzere, hayata dair deneyim ve bilgilerimi paylaşmayı hedefliyorum.

Tartışma

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

"Tanrım, Bana değiştirebileceğim şeyler için CESARET, Değiştiremeyeceğim şeyler için SABIR, Ve her iki şey arasındaki farkı anlayabilmek için BİLGELİK ver."

"God grant me the serenity to accept the things I cannot change; courage to change the things I can; and wisdom to know the difference."
(P.R. Niebuhr)

TEGV

TEGV - eĞİTİM İÇİN BEN DE VARIM

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: