//
Şu anda okuduğunuz...
bilgisayar mühendisliği, söyleşi, Yurt dışı deneyimleri söyleşileri

Yurt dışı deneyimleri ve öneriler – 8: Önder Gürcan ile söyleşi

Bu yazı dizisinde, sekizinci konuğumuz Önder Gürcan. Ege Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nde başarılı akademik çalışmaları olan arkadaşım, sağolsun beni kırmadı ve deneyimlerini bizimle paylaştı.

Kendisi Bilgisayar mühendisi, yüksek lisansını bilgisayar mühendisliği üzerine yapmış. ortak doktora burs programıyla Türkiye ve Fransa’da iki üniversitede doktora yapıyor. Deneyimleri ile bize aktaracağı çok önemli bilgiler var.

  • Selamlar, oncelikle kendinizi tanitir misiniz?

Selam. Adım Önder Gürcan. Yaklaşık 7 seneden bu yana Ege Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nde Araştırma Görevlisi olarak görev yapmaktayım.

  • Egitiminiz hakkinda kisaca bir bilgi verir misiniz (Lisans, yuksek lisans, doktora …)

Lisans eğitimimi 2004 yılında Ege Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nde tamamladım. Sonra Prof. Dr. Oğuz Dikenelli’nin yürütücüsü olduğu bir TÜBİTAK projesinde çalışırken yüksek lisans eğitimime aynı bölümde başladım ve tamamladım. Daha sonra, 2007 yılında, gene aynı bölümde doktora eğitimime başladım. Doktoramın üçüncü senesinde ortak doktora burs programı (co-tutelle) kapsamında Fransa’nın Tuluz kentindeki Paul Sabatier Üniversitesi’ne de doktora öğrencisi olarak kaydımı yaptım. Halen iki üniversitede doktora çalışmalarıma devam etmekteyim.

  • Su anda nerede ve hangi konuda calisiyorsunuz?

Şu an yılın yarısı İzmir’de yılın diğer yarısı Tuluz’da  olmak üzere insan merkezi sinir sisteminin ufak bir parçasının etmen-tabanlı benzetim yöntemi yoluyla anlaşılmaya çalışılması üzerine çalışıyorum.

  • Calistiginiz konu ve calisma sartlariniz hakkinda soylemek istedikleriniz

Çalıştığım konu, bana gore, oldukça ilgi çekici ve çağımızın en zor problemlerinden birisi olan insan beyninin anlaşılması probleminin parçalarından ufak bir tanesi. Bilgisayar bilimleri ve sinir bilimleri konularını birleştiren disiplinler-arası bir konu olması hem konuyu daha da zevkli hale getiriyor, hem de oldukça zorlaştırıyor. Zira farklı alanlardaki bilgi ve bakış açısını öğrenip sentezleyip bir çözüm üretmeye çalışmak insanı zaman zaman oldukça zorlayan bir süreç. Ama çalışmaktan, öğrenmekten, problem çözmekten keyif alanlar için de bulunmaz bir nimet.

  • ilk olarak ne zaman ve nasil yurtdisina gittiniz? Gideceginiz yerden nasil haberiniz oldu?

Yurtdışına ilk olarak 2005 senesinde büyük bir konferansın (AAMAS 2005) altında düzenlenen bir çalıştaya katılmak ve bildirimi sunmak üzere Japonya’nın Hakodate şehrine gitmiştim. Kısa süreli bir ziyaretti. Uzun sureli (2.5 ay) ilk gidişimi ise 2010 senesinde Fransa’nın Tuluz kentine ortak doktora çalışmalarıma başlamak için gittim. Halen her defasında en fazla 3 ay olmak üzere aynı kente gidip gelmekteyim.

  • Ilk gidisinizde basvuru ve kabul edilme surecinizi biraz anlatir misiniz?

Başvuru sürecim şöyle oldu. Sinir sisteminin benzetimi üzerine bir çalışma yapmaya karar vermiştim. Ancak projemde kullanmayı düşündüğüm yöntem olan “kendini-örgütleme” konusu ile ilgili yardıma ihtiyacım vardı. O sıralarda İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde (İYTE) doktora yapan ve ortak doktora burs programıyla Fransa’ya gidip gelen arkadaşım, Dilek Tapucu, bana benzer birşey yapabileceğim konusunda ilham kaynağı oldu. Ben de tez konumda bana yardımcı olabilecek araştırma gruplarının (Fransa ve diğer ülkelerdeki) bir listesini çıkartıp tez danışmanım olan Prof. Dr. Oğuz Dikenelli’ye böyle bir ortak çalışmaya sıcak bakıp bakmadığını ve bakıyorsa nereyle temasa geçmemi tavsiye edeceğini sormak için yanına gittim. Önerimi oldukça sıcak karşılayıp Tuluz’daki grubun en iyi seçenek olduğunu söyledi. Sonra kendisi oradaki hocalara danıştı ve “neden olmasın” yanıtını aldı. Ben de bunun üzerine tez projemi anlatan 10 sayfalık bir rapor hazırlayıp Tuluz’daki hocalara gönderdim. Yaklaşık 1 aylık bir süreden sonra onlardan olumlu yanıt geldi. Bunun üzerine Paul Sabatier Üniversitesi’ne doktora öğrencisi olarak kayıtlandım ve her iki üniversiteye de “co-tutelle protokolü” adı verilen protokolü imzalattım. Bu süreç çok hızlı ilerlemiyor, zira evrakların Türkiye-Fransa arası gidip gelmesi ve bürokratik süreçlerden geçmesi gerekiyor. İmzalanan bu protocol kapsamında her iki üniversitede kayıtlı doktora öğrencisi olarak tek bir tez konusu üzerine çalışıyorum, ancak her üniversite kendi sınavını yapacağından 2 kez doktora savunma sınavına girmem gerekiyor. Dahası, Ege Üniversitesi’ne Türkçe ve diğer üniversiteye de İngilizce olmak üzere 2 tez vermem gerekiyor. Bu süreç sonrasında başarılı olan bir doktora adayı her iki üniversiteden de diploma almaya hak kazanıyor.

  • Ortak doktora burs programı (co-tutelle) hakkinda biraz ayrinti verebilir misin?

Esasında “co-tutelle” için ortak doktora anlaşması demek daha doğru. Bu anlaşmanın içerisinde burs yok, burs için ayrıca Fransız Konsolosluğu’na başvurmak gerekiyor. Dolayısıyla Fransız Hükümeti’nin bursu diyebilir buna. Burs, eğer çıkarsa, yalnızca Fransa’da geçirilen zamanı kapsıyor ve aylık 760 euro civarında. Bununla beraber 260 euro civarında bir kitap yardımı da yapılabiliyor her en az 3 aylık ziyarette. Son olarak, bir defaya mahsus olmak üzere doktoranın 2nci senesinde 700 euro civarında bir bilgisayar yardımı da yapılıyor (önceden 1500 euro imiş ama Avrupa’nın ekonomisi kötüye gittiğinden azaltmışlar). Ancak burs alınmadan da böyle bir ortak doktora çalışması yürütülebilir, buna hiçbir engel yok.

  • Yurt disinda calismaktan memnun musunuz? Size neler katti?

Farklı kültür, farklı çalışma düzeni, farklı bakış açısı ve akademik bağlantılar. Yurtdışında çalışmak bana bunları kattı. Her lisans-üstü öğrencisi mutlaka başka bir üniversiteye en az 3 aylığına gitmeli. Ancak senelerce kalmak bence şart değil. Çok da abartılacak bir yanları yok bence. Yurtdışında çalışmanın, yurtdışını gözünde büyütünlerin gerçeği görmesi açısından faydası var özellikle bence.

  • Yurt disinda calismanin zorluklari

Hiçbir zorluğu yok. Bursunuz ve paranız varsa ve biraz da İngilizce biliyorsanız her yerde çalışmak kolaydır. Şehre, kültüre, insanlara alışmak ise yurtiçinde başka bir kente gitseniz bile yapmanız gereken birşey.

  • Yurt disinda calismak isteyecek ogrenciler  icin onerileriniz?

Kimse size yurtdışına göndermez. Hayatınız boyunca “başarınızın sorumlusu” daima siz olacaksınız. Gitmek istiyorsanız fırsatları sizin kollamanız lazım. Burslu lisans-üstü eğitimleri, yaz okulları, ortak doktora programları, özel şirketler her yerde var. Size en uygun olanını bulmak ve gözü karartıp gitmek tamamen sizin elinizde.

  • Eklemek istedikleriniz

“Dünyanın neresine giderseniz gidin, çalışmazsanız ve de sorumluluk almazsanız sizden birşey olmaz.”

– Çok güzel bir paylaşım oldu. Çok güzel öneriler var, çok teşekkürler.

Bu sitede sunulan yazıların belge lisansları aksi belirtilmediği sürece: by-nc-sa. (CC lisansları hakkında detaylı bilgi için tıklayınız). 
Bütün yazılar kaynak göstermek şartıyla çoğaltılabilir, yazılardan alıntı yapılabilir.
Diğer söyleşiler için ana sayfa: https://enisden.wordpress.com/2011/12/11/yurt-disinda-calisan-bilgisayar-muhendisleri-ile-roportajlar/ 
 
Reklamlar

About enisden

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümünde öğretim üyesiyim. "Bilgiyi paylaştıkça artar." ilkesine inanıyorum. Bu blogda; akademik dünya, araştırma yöntemleri, eğitim ve bilgisayar mühendisliği çoğunlukta olmak üzere, hayata dair deneyim ve bilgilerimi paylaşmayı hedefliyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

"Tanrım, Bana değiştirebileceğim şeyler için CESARET, Değiştiremeyeceğim şeyler için SABIR, Ve her iki şey arasındaki farkı anlayabilmek için BİLGELİK ver."

"God grant me the serenity to accept the things I cannot change; courage to change the things I can; and wisdom to know the difference."
(P.R. Niebuhr)

TEGV

TEGV - eĞİTİM İÇİN BEN DE VARIM

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: